Hakiki Kahramanlar

Dünya varolduğundan beri her daim öncüler varolagelmiştir. Bu kişiler toplumu yönlendiren ve toplum nezdinde önemli etkileri olan insanlar olmuştur. Bu liderler vasıtasıyla kimi zaman toplum felaha ererken kimi zaman da kendilerini dalalatin tam ortasında bulmuşlardır. Bu bağlamda Firavunlar ve onun kulları esfele safilin yolunu tutarken Kelimullah olan Hz Musa (ra) ve refikleri ise İlahi istikamet üzere yol almışlardır.

Hak ve Batıl, dünya varolduğundan beri savaş halindedir ve bu çekişme her nefsin ölümü tadıp yeniden dirileceği din gününe kadar devam edecektir. Hakk’ı savunan Peygamberler ve onların takipçileri masivadan maveraya doğru koşar adım ilerlerken, Firavun ve yoldaşları da her daim rezil ve rüsva olma cihetinde kaybedenler çukuruna düşeceklerdir. El Fettah olan yüce Rabbimizin himayesine sığınmadan yola çıkanlar her daim hüsrana uğrayacaklardır. Bataklığa saplanmış bir canlı misali kurtulmak için çabaladıkça kendilerine daha da zarar verecek küfür içerisinde boğulacaklardır.
Her çağda kahramanlar vardır. Bir kısmı beyhude amaçlar üzerine ancak dünyevi kahramanlar olarak var olurken diğerleri ise İla’i Kelimetullah uğrunda yaşayan ve yaşatan hakiki kahramanlar olarak iki cihanlarını da mamur ediyorlardır.. Onlar ki çağlara ve insanlığa silinmez mürekkeplerle isimlerini neşr ettirmişlerdir. Bu vesileyle, La Yemut olanın Bakiyetullah cilvesinden nasiplerini almışlardır. Fani olan hayatlarını, fenaniyetten kurtararak Baki olanda var olmuşlardır. Müsebbib-ü El-Esbab’ın mahlukatına sebeb-i necah-ı cihaneyn olmuşlardır. Dünyevi hayatı güzelleştirdikleri gibi uhrevi hayatında ebedi mutluluk diyarı olmasına vesile olmuşlardır. Sahte Kahramanlar ise bu mutluluk kavramını dünyayla sınırlandırıp nefsi doyurmaya yönelik adımlarıyla zelil kahramanlar olarak var olmuşlardır. Onlar ki birçok insanın iki cihanda da gayri-müsterih olmalarına sebebiyet vermişlerdir. Azdıkça azan nefsin esiri haline gelmişlerdir. Tek olan Allah’a (cc) kulluk yapacaklarına birçok ilahcıklara tapmışlardır. Onlar nefislerinin ilahçık şekline bürüdüğü aciz varlıklara kulluk etmişler felakete getiren bu faydasız inanış üzerine hayatlarını heba etmişlerdir. Onlar Hacr suresinin 27. ayetinin ifadesiyle “ O dünyada da ahirette de kaybedendir.” sınıfına dahil olarak ebedi azaba doğru yol almışlardır.

Ey Ademoğlu İlahi yolun önderi olan hakiki kahramanların davasını kendine gaye-ı hayat bil! Ondan ayrılma. Her çağda var olan Sahte Kahramanların yolundan değil, El-Muhdi olan Allah(cc)’ın kutlu elçilerinin yolundan git. Bu yolda nefsinin tanrıcıklarına değil Samed ve Ehad olan Allah(cc)’a kulluk et. Fatiha suresinin son ayetinde buyrulan “Nimetine erdirdiklerinin yoluna; gazaba uğramışların yoluna da, dalâlete sapmışların yoluna da değil!” duasına amin diyebilmek için safını Hakk’ın yanında belirle. Nihai olarak ta Fecr suresinin son iki ayetinin “ Böylece has kullarımın arasına sen de katıl Cennetime gir!” müjdesine nail olabilmek adına salihlerle ol!

227

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir